Rezonans devreleri, en temel fiziksel sistemlerden biri olan salınımlı sistemlerin elektrik alanında kullanılan örneklerine verilen addır. 20. yüzyılın ikinci yarısında elektroniğin etkinlik alanının olağanüstü genişlemesi ile telekomünikasyon sistemlerinde kullanılan çeşitli türden L-C filtreleri de rezonans olayından dolaylı olarak yararlanan yapılar olarak önem kazanmış ve bir süre devreler teorisi disiplininin temel uğraşı alanı olmuştur.
Bloodhound süpersonik aracın geliştirici ekibi, Güney Afrika’daki kuru göl yatağında 2020’de dünyanın kara hızı rekorunu kırmayı hedefliyor. Ekip, uzun vadede ise 1000 mph’lik (1.600 km/saat) hız eşiğini aşmayı amaçlıyor. Şu anda 1,228 km/saat kara hızı rekoru bulunan aracın, Rolls-Royce EJ200 jet motoru tarafından desteklenmesi sayesinde bu hedefe çok da uzak olmadığı belirtiliyor. Ayrıca aracın motorunun yanı sıra tasarımı da bu hız seviyelerine ulaşılmasında önemli bir etken olarak görülüyor.
Cornwall Havaalanı’ndaki testlerde aracın sadece 8 saniyede 337 km/saat hıza ulaştığı ve 1.5 G’lik bir hızla çekildiği görüldü.
Ekip, arabaya entegre edilmiş 500 sensör aracılığıyla yüzlerce veriyi topluyor. Katı alüminyum jantlar ile taban sürtünmesi arasındaki ilişkiyi ve arka taraftaki düşük basınç ile geri çekilen aerodinamik kuvveti izliyor. Tüm bu veriler aracıyla ekip, kara hızını geliştirmek için geliştirmeler yapıyor.
Kesintisiz güç kaynakları (İngilizce: Uninterruptible Power Supply – UPS), elektrik enerjisi ile beslenen sistemleri hem şebekede meydana gelen veya gelebilecek çöküntüler, yükselmeler, ani değişikler, harmonikler gibi gerilim dalgalanmalarına karşı koruyan hem de enerji kesintisi sırasında enerji üreterek sistemin devamlılığını sağlayan elektronik cihazlara denir.
Kesintisiz güç kaynakları, elektrik enerjisi ile beslenen sistemlere karşı iki görevi vardır. Birincisi sistemi olumsuz şebeke koşullarına karşı korumaktır. Diğeri ise enerji kesintisizi sırasında bünyesinde depoladığı enerjiyi bir süreliğine sisteme aktararak sistemdeki acil işlemleri tamamlamak adına kullancıya zaman sağlamaktır. Kısacası elektriksel sistemleri besleyerek, şebekedeki anormal durumları düzelterek sisteme temiz ve kaliteli enerji aktarımı yapan cihazlardır.
3 faz giriş – 3 faz çıkış Tescom DS Power 300 serisi kesintisiz güç kaynakları, 10 kVA ile 400 kVA arasında değişen güç aralığındaki elektriksel sistemlerde tam yükte %95’e varan verimlilik sağlamaktadır.
Web’in Google’in erisebildigi %5 ila 20 lik yaldızlı yuzeyinin altinda,buyuk kismi yasal sebeplerden oturu arastirma motorlarindan gizlenen bir icerik denizi,yani Deep Web’i bulunuyor.Deep webin icindeyse hackerlerin,suclularin,teroristlerin oldugu sifreli bir icerik dunyasi olan Karanlik Web var.
X Işınlarının Keşfi İlk olarak X ışınları 8 Kasım 1895 gününde, Wilhelm Conrad Röntgen tarafından gözlemlendi. Röntgen bu keşfini 28 Aralık 1895 tarihinde resmi olarak duyurdu.
Wilhelm Conrad Röntgen Würzburg Julius-Maximilians-Üniversitesi’nde öğretmi üyesi olarak çalışırken, aynı zamanda da çeşitli vakumlu tüplerin etkileri üzerinde çalışmalar yapmaktaydı. Bu vakumlu tüpler boş bir camın içine yerleştirilmiş bir anot ve bir katottan oluşuyordu. Katottan kopan elektronlar anoda ulaşırken cama çarpıyor ve Floresan adı verilen ışımalar meydana getiriyordu. Röntgen 1895 kasımının başlarındayken Philipp Lenard’ın vakumlu tüpü ile bazı deneyleri tekrarlamaktaydı. Bu vakumlu tüp katot ışınlarının tüpü terkedebilmesi için eklenmiş alüminyum bir çerçeve içeriyordu ve bu çerçeveyi güçlü elektrostatik alandan korumak için de kartondan bir muhafaza içeriyordu. Röntgen, Lenard tüpünden daha kalın bir cama sahip olan Crookers tüpünün de bu ışımalara sebep olabileceğini düşündü. 8 Kasım 1985 öğleden sonrasında Röntgen fikrini test etmek için deneye başladı. Lenard tüpünde kullandığına benzer bir karton muhafaza yaparak Crookers tüpünü yerleştirdi ve elektrotları Ruhmkorff Bobinine bağladı. Röntgen deneyine başlamadan önce karton muhafazanın saydamlığını test etmek için odayı kararttı. Karton muhafazanın yeterli kalınlıkta olduğuna karar veren Röntgen deneyde bir sonraki aşamaya geçmek için hazırlığa başladığı sırada, bir metre kadar uzakta bir kürsünün üzerinde belli belirsiz bir ışıltı fark etti. Emin olmak için birkaç defa daha deneyi tekrarlayan Röntgen her seferinde aynı ışıltıyı gözlemledi. Bu zayıf ışığın deneylerinde kullanma niyetinde olduğu Barium Platinocyanide ekrandan geldiğini keşfetti.