Veri biliminde tek bir meslek olmadığını öğrenince şaşırabilirsiniz. Genel olarak dört farklı meslek tipi vardır: Veri Mühendisi, Veri Analisti, Veri Bilimcisi ve Makine Öğrenimi Mühendisi.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki her bir meslek grubunun veri bilimi iş akışındaki rolleri farklıdır. Bu sebeple aşağıya veri bilimi iş akışını koymak istedim.
Programlamada iki değişken arasında büyüklük, küçüklük ve eşitlik kontrolü yapabiliriz. Bazı durumlarda akışın belirli bir kontrolün sağlanması halinde devam edilmesi istenebilir. Örneğin, klavyeden girilen iki sayının toplamı 50’den küçükse şunu yap, büyükse bunu yap diyerek bazı çıkan sonuca göre farklı işlemler uygulayabiliriz.
Karşılaştırma operatörleri; sonuç olarak 1 veya 0 olarak bir bit geri döndürürler. Buna true veya false olarak düşünebiliriz.
Karşılaştırma Operatörleri
Hadi şimdi karşılaştırma operatörleri üzerinden bir algoritma tasarım örneği yapalım.
“Genetiğin dijital olduğu fikri beni büyülüyor. Bir gen, bilgisayar bilgileri gibi uzun bir kodlanmış harf dizisidir. Modern biyoloji, bilgi teknolojisinin bir dalı haline geliyor.” demiş biyolog yazar Richard
Anlatacaklarıma başlamadan önce Moleküler Biyolojinin Merkez Dogması üzerine konuşmak istiyorum. Çünkü tek hücreli RNA dizileme verilerini anlamak için önce bu konuda biraz bilgi sahibi olmak gerektiğini düşünüyorum.
Moleküler Biyolojinin Merkez Dogması nedir?
Moleküler biyolojinin temel dogması, biyolojik bir sistem içindeki genetik bilgi akışının bir açıklamasıdır. Orijinal anlamı bu olmasa da sıklıkla “DNA RNA yapar ve RNA protein yapar” şeklinde ifade edilir. İlk olarak 1957’de Francis Crick tarafından belirtildi, daha sonra 1958’de yayınlandı.
Algoritma konusuna yaptığımız giriş ile artık problem çözümleme hakkında az çok fikir sahibi olduk. Şimdi biraz sık kullanacağımız temel terimlere göz atalım. İlerleyen bölümlerde artık bu terimleri sıklıkla kullanmaya başlayacağız.
Herkese merhabalar. Bu yazımızda çıplak gözle açık havada görebileceğimiz en uzaktaki gök cismini keşfedeceğiz. Hadi başlayalım!!
Evreni incelemek için teleskoba ihtiyacınız olduğunu düşünmek normaldir ama ışık kirliliğinden uzak, karanlık bir gökyüzü gördüğünüzde, çıplak gözle evrenin en azından bizim galaksimizin, harikalarını keşfedebilirsiniz.
Her insanın görüş kabiliyeti farklıdır, hatta yaşımız ilerledikçe görüş kabiliyetimizde bir düşüş gerçekleşiyor. Ayakta durup ileriye doğru bakıyorsak; hiçbir görme kusuru olmayan sağlıklı bir göz 20 kilometre uzağı görebilme gücüne sahip. Aslında bundan daha fazlası da mümkün ama bulunduğumuz ve baktığımız yere göre değişiyor. Hava ne kadar açık ve berrak görünse de toz, su buharı ve kirlilik gibi nedenlerle oluşan zerrecikler görüş mesafesini azaltıyor.
Ayrıca gözlerimizin 20 kilometre öteyi görebilecek oluşu her seferinde o kadar uzağı görebileceğimiz anlamına gelmez. Çünkü gezegenimizin şeklinden dolayı oluşan kıvrılma etkisi bu mesafeyi daraltarak sadece ufka kadar görmemize izin veriyor. Örneğin, deniz seviyesindeysek ufuk 4,8 kilometre uzaklıkta. Dolayısıyla ufkun ardını göremeyeceğimiz için en fazla bu kadar uzağı görebiliyoruz. Ama Everest’in tepesinde olsaydık görüş mesafesi teorik olarak 339 kilometre kadar olurdu. Yine pratikte bu kadar uzağı göremeyiz çünkü havadaki zerreciklerin yanı sıra bulutlar da görüş alanımızı etkileyecektir.
Fakat bulutsuz bir gecede, deniz seviyesinden yüksekte ve görüşümüzü etkileyebilecek hiçbir ışığın olmadığı bir yerde durup gözlerimizi gökyüzüne çevirecek olsak çıplak gözle bu mesafelerin çok çok daha fazlasını görebiliriz.
Gece gökyüzüne baktığınızda gördüğünüz her yıldız Samanyolu’na aittir. Andromeda Galaksisi dışında görebileceğimiz objeler sadece Triagulum Galaksisi ve iki Macella Bulutudur. Bu galaksi, Dünya’dan 2,7 milyon ışık yılı uzaklıkta olan, görebileceğimiz en uzak gök cismidir. Gece gökyüzüne ne kadar çok yıldız olduğu düşünülürse, galaksimizin dışında çok fazla bir şey görmemek sizi şaşırtabilir. Ama uzayın ne kadar geniş olduğunu unutmayın. Sadece bizim galaksimizde 100 milyar yıldız olduğu düşünülüyor. Diğer galaksiler gökyüzünde görünmek için fazla uzakta ve onları incelemek için Hubble gibi büyük teleskoplar gerekiyor. Galaksimizde görebileceğimiz en uzak yıldızın, 16.000 ışık yılı uzaklıkta olan, V762 Cas olduğu düşünülüyor.